26 Nisan Cumartesi günü CHP kurultayı vardı. Öyle merakımdan falan değil ama izledim... hava kapalı ve karanlık olup sinsice yağan yağmur başka birşey yapmama izin vermediği ve eve hapis olduğum için izlemek zorunda kaldım... aynen anlaşıldığı üzere Deniz Baykal Bey’in 2 saat 40 dakikalık konuşmasını da dinledim. Sağolsun bu berbat günümün 3 saate yakını kolayca uçup gitti.
Deniz Bey’in muhtelif CHP kurultaylarında konuşmalarını dinlemişliğim vardır. Sanırım yine böyle berbat günlere denk geldiğinden olsa gerek dinlemiş olduğumu anımsayıverdim. Çok paralellik sergilemem kişiyle, açıkçası çok da etkilenmem. Ben etkilenmesem bile yine de hitabet yeteneğinin çok kuvvetli olduğunu, konuşmalarında fazla tutarsızlık sergilemediğini, saygı duyulacak bir profesyonel olduğuna inanırım. Güçlü bir karakter, karizmatik bir lider. Bizim halkın politik lider kriterlerine uygun, bağırıp çağıran, tiroidlerini zorlayan, iriyarı, beyaz saçlı falan filan. Koltuğa da yapışıklığı tam ülkemize özgü, alışılmış bir durumdur... Tam Türkiye’ye göre işte.
Ama bu kez acıdım. Dinlerken üzüldüm. Deniz Bey bitmiş... esasen Deniz Bey de değil CHP bitmiş. AKP’nin kapatma davası açmak için bahane bulma çabalarına gerek yok, zaten son günlerini yaşıyor parti. Fazla sürmez gelecek seçimleri ya görür ya görmez, Yerel seçimlerde tüm yurdu AKP’ye teslim ettikten sonra görevini tamamlayıp tarih kitaplarındaki yerini alır. Konuşmaya dönecek olursak; içerik itibariyle niteliksiz, gereksiz, laf kalabalığı ve anlamsızlıktan başka unusura sahip değildi. Hem sanırım 22 Temmuz öncesinde yapılan miting konuşma metinlerinin biriyle karışmıştı kağıtlar, yapılan - bir kurultay konuşması hiç değildi. Mesela:
... alma mazlumun ahını çıkar aheste ahesteeeeeeeeeeee....
Yazıııııııııııııııııık.....
Şimdi biz mazlumlar AH edeceğiz, çıkmasını bekleyeceğiz aheste aheste. Yani CHP’nin bu memleketi eşiğine geldiği tehlikeden (ki ben bunun bağımsızlığın elden gidiyor olmasından ibaret görüyorum birincil olarak) AH ederek kurtulacağız, başka çözüm yok. CHP biz mazlumlardan ah etmemizi bekliyor. Yazık!
Yazıııııııııııııııııııık...
... yahu 30 yıl dirsek çürütmüş adamlar mı delege olacak yoksa sen mi delege olacaksın kardeşim.........
Yazıııııııııııııııııık.....
Sonunda partinin dinazorlardan başkasına hak tanınmayan, asla yeni ve gençleri içeri almayan, yeni fikir ve kanlara fırsat vermeyen bir kurum olduğu itiraf edilmiş oldu. 30, 40, 50 yıl dirsek çürütmüş, hiçbir yeri tutmayan, konuşamayan, takma dişleri ağızlarından fırlayan sütlaç gibi olmuş yarı bunaklardan başka kimse CHP’de yer alamaz. Bunu da bir kere daha anladık!
Yazıııııııııııııııııık...
... bizden olmayan gitsin kendine uygun biryer bulsun orada siyaset yapsın, biz birlikte CHP’yi iktidara taşıyalım, gelin birlik olalım...
Yazıııııııııııııııııık...
Deniz Bey bugün 70 yaşında, en yakın genel seçim 2012 yılında, 2012 de Deniz Bey 74 yaşında, sonra 5 yıl iktidarda kalacak (ki bence %60 oy dahi alsa görevi muhalefete verir ve kenara çekilir) olacak 79... bu arada belki Cumhurbaşkanlığı süreci dahilinde o mevkiye zıplayacak, 7 yıl orada olacak yaş 86. Umarım Allah o kadar ömür verir! Yine de Allah sağlık ve ömür versin ne diyelim.
Yazıııııııııııııııııık...
... ben partiyi %4 oy ile devraldım oyumuzu %20’e yükselttim...
YAZIIIIIIIIIIIIIIIIIIIIK... hatta YUUUUUUUUUUUHHHH
Bir kere parti %4 oy oranı aldığında Sen genel başkandın ve nasılsa o zaman dayanamayıp partinin başından çekildin. Sonra bir şekilde tekrar CHP’nin başına getirildin. 2003’de parti tüzüğünü, kendini ve ekibini ömürboyu sistemde tutacak şekilde değiştirdin. Halkın iktidardan yaka silktiği, sokaklara döküldüğü, işçinin memurun açlık sınırında debelendiği dönemde dahi bu kesimin oyunu alamayıp, halkı kendine çekemeyip, sadece %21 oy alarak alkışlarla muhalefet oldun ki; zaten hedefin buydu, huzur içinde meclise ekibinle oturdun, 5 yıl daha benim, babamın, arkadaşlarımın verdiği vergilerle ayda 8.000 YTL’yi cebe indiriyorsun.
YAZIK, YAZIK, YAZIK ve YUH!
Bunları niye mi yazdım... hiiiiiiiiiiç... sadece kayıt olsun diye... hani unutursam birgün bakar da hatırlarım diye... CHP mi? Açıkçası beni hiç ilgilendirmiyor. Atatürk’ün partisi mi? Bu palavradan da sıkıldım artık duymak istemiyorum... söyleyecek sözüm var mı? YOK !... Pardon yahu var. Bizim Unakıtan’ın oğlunu yapsalardı genel başkan veya bizim Başbakanın pabucunu, ay pardon oğlunu. Hiç değilse maskelenmiş muhalefet yerine, açık seçik ve gayet net bir muhalefet, kimin kim – ne olduğu belirgin muhalefet’imiz olurdu... Sevgileeeeeeeeer...
Nisan-2008 . zs
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder