Sonunda ABD seçimleri yapıldı ve aylardır üstüne müşterek bahisler oynanan kara derili adam başkan oldu.
Seçimi demokratlar kazandı. ABD’nin demokratları.
İyi de bu sonuçtan çok memnun olmak ya da tamamen üzüntü duymak bizim gibi üçüncü dünya ülkelerine göre değil. ABD’nin demokratı bize değil “kendine demokrattır”. Yıllardır tecrübeyle sabittir ki sonuç hiç değişmez. Bir muhafazakarlar gelir iktidara, bir demokratlar. Sırayla yaparlar bu işi – ki; Muhafazakarlar zamanında iyice gerilen ve patlama noktasına gelen geniş kitleler bir dönem nefes alırlar; esasında birazcık da uyutulurlar. Sonra ABD; muhafazakarlar döneminde yitirdiği tüm puanları Demokratları başa getirerek tekrar toplar ve yine sempati kazanmaya başlar. Umutlar yeşerir, barışçı ve sevgi dolu söylemler dile getirilir. Çevreye daha duyarlı, Savaş karşıtı politikalar üretir gibi görünür. Ama sonunda, yani sekiz yılın sonunda, hop muhafazakarların kucağına – herşey sıfırdan başlar, tüm iyi nitelikli kazanımlar yok olur gider. Perde kapanır, sahne sona erer, biz izleyiciler gerçek dünyaya geri döneriz.
ABD’nin politikası DEĞİŞMEZ. Demokratı için de muhafazakarı için de asla ve asla değişmez. Dünyayı yönetmeye soyunmuş bir büyük güçtür aslında kararı veren. Bu büyük karar mekanizması şimdi bir zenciyi getirdi oturttu, ırkçılık denen ve çağımızın en büyük hastalığı olan bu insanlıkdışı düşüncenin karşısındaymış gibi bir tavır alarak, ırkçılık politikalarından yıllardır kökü kırılmış ve acı çekmiş ulusların gözünde, kutsal ve tam demokrat bir devlet görüntüsü ile artı puanları biriktirmeye başlamıştır. Bu puanlar bir sonraki cumhuriyetçiler döneminde bol bol harcanacaktır. Allah bizi ogünlerden korusun.
Bu kez daha da ileri gittiler, sadece bir zenciyi değil, babası müslüman olan bir Kenyalıyı başkan eylediler. Bu Kenya asıllı adamın Kenyalıları ABD’ye toplayacağı ve onlara bir toprak vaat ettiği falan yok. Bu tip komik olaylar ancak bizim ülkemizde olur. Etnik köken saplantısı bizim gibi Osmanlı artıklarının 100 yıldır elindeki çıngırağı. Oynayıp duruyoruz. ABD.li bunu asla yapmaz. Ayrıca bu kara derilinin, atalarının 1000 yıllığına batılılara peşkeş çekilmiş topraklarına zenginlik falan da götüreceği yok. Oysa Kenya’da kutlamalar yapılıyor neredeyse bayram ilan ediliyor. Her neyse garibanın sevincine çomak sokmak istemeyiz, birazcık mutlu olsunlar HAKLARIDIR. Biz de sevinmiyor muyuz. Sanıyoruz ki adamın babasında müslümanlık var, bu yüzden de vicdanının sesini dinleyecek; Irak’taki katliama son verecek, orada çekilen acılar belki bitebilecek! İşte bu gibi yorumlara, çocuklar güler, yarım akıllı gazeteciler inanır, bizim gibi umut insanları da okuyup mutlu olur. Garip babası olmak gibi rasyonel düşüncenin kabul edemeyeceği davranış biçimlerine girmek bizim ülkemizde prim topladığından ve sadece bizim ülkemizde mazlum edebiyatı geçerli olduğundan, ABD.nin başına getirilmiş adamdan da aynı davranış şekillerini bekleyebiliriz. Romantizmin başka işi yok da ABD.li siyah adamın aklını şaşırtacak. Kim izin verir ki buna?
Neyse şimdi bayram ve kutlamalar bir bitsin bakalım. Bu derisi kara adam esas patronların kendisine verdiği izin ölçüsünde birşeyler yapmanın ötesine geçemez. Aklından geçirse bile dile dahi getiremez. ABD.nin genç tarihi bu tip adamların ortadan kaldırıldığı örneklerle doludur. Sonuç itibariyle İMAJ iyidir. Bu kez reklam şirketi doğru malzeme kullanmıştır. Dünya uluslarının %80’inin nefret ettiği ülke haline gelen ABD bundan sonraki dönemde biraz toparlanır.
Bir dahaki sefere belki bir çekik gözlüyü ya da belki bir Irak’lıyı başa getirirler ha ne dersiniz. Cumhuriyetçi ama müslüman bir başkan da hiç fena olmaz. Condoleezza Rice da zenci değil miydi? Zenciydi ve ne yazık ki pek vahşiydi. Demek sonuç hiç değişmiyor, sonucu değiştirmek ise yarı Kenya’lı bir genç adama hiç mi hiç düşmüyor.
Irkçılığın kana boyamadığı, neyin nesi ve nereden geldiğimiz saplantısının artık olmadığı, dinlerin bölüp savaştırmadığı ve en önemlisi paranın esaretinden kurtulmayı amaç edinmiş insanların olduğu, eşitlik ve kardeşliğin hüküm sürdüğü topraklarda yaşamanın dileğiyle.
10 kasım 2008
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder