Merhaba

Yaşadıkça birikti, yaşadıkça birikti, doldu, taştı. Ben de tüm bunları yazdım. Bu sefer de yazdıklarım birikti, doldu, taştı. Taştıkça paylaşmayı çare gördüm. Benim çarem okuyuculara dert olur mu bilmem ama yıllardır yazılanların hepsi burada. Biraz siyasi, biraz felsefi, biraz da insani. Bir hayli de Zeynep'ten.


Afiyet olsun








7 Şubat 2012 Salı

Bugün onlarca insanın doğumgünü (7 Şubat 2012)

Geriye dönüp bakınca anlıyorum zamanın nasıl geçtiğini.
Göreceli demişlerdi, öyle miydi gerçekten.  Göreceli ne demekti? Algılarına  göre değişen ve tanımlanamayan bir acayip süreydi. Akan ve tutulamayan, biriktirilemeyen, dönüşü olmayan, öncesiz ve sonsuz, bir çeşit farkındalık hali, bazen bilinçdışı ya da bazen düpedüz sizin kontrolunuzda,  bilinmeyene yapılan heyecan dolu bir yolculuk, ortama bağımlı hatta kuvvetle bağlı, düğüm düğüm. Yüzlerce niteleme yapılabilir.
Sonu denen şey de göreceli. Size ait ise o son; bir başkasının başlangıcı olabiliyor. Kiminin süreleri uzun kimininki ise kısa. Herkese aynı akıyor ama herkes farklı yüzüyor içinde.
Zaman evrenin en adil gerçeği. Durmuyor! Kimse de durduramıyor. Ne olursan ol dokunamıyorsun zamana. Gün geliyor, arkasından bakıyor ve o zaman anlıyorsun olan biteni. Şaşkınlıktan deliriyorsun adeta. Biraz önce oyunlar oynadığın bebek şimdi karşında yeni bir anne. Top attığın bücür şimdi dertlerin için başvurduğun bir hekim.  Kıçını patpatladığın bir yaramazken şimdi bir müdür. Öpüp kokladığın yavrun iken, şimdi uzaklarda özlemine mahkum olduğun bir yetişkin.  Aşkından geberdiğin bir gençken adını hatırlamadığın ve buna şaşırdığın bir basit anı. Hayatın kadar sevdiklerinken şimdi bir mezar taşı. Binlerce yüzbinlerce.
Peki sen nesin zamanın içinde? Sen de göreceli değil misin? Basitsin. Zaman, seni akışını sürdürecek bir araç gibi kullanıyor. Sen olmasan geçtiği belli olmayacak, izi kalmayacak. Oyalıyor seni hızını kesmeden, sen de keyif alıyorsun bu durumdan. Oysa seni tükettiğini bal gibi biliyorsun da kaçıyorsun gerçekten. Zaman seni tüketiyor ve yeni sen’leri üretiyor sürüyle. Binlerce SEN. Özel değilsin ve bunu anlamalısın.
Zamana yenilmeyeceğim dememelisin, çünkü en başından yeniksin.  Bu yenik savaşı zorluklar içinde kendini yıpratarak değil, basitlikler içinde kendini mutlu ederek sürdür. ŞAŞIRMA, değerlendir. ÜZÜLME, bitir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder