Merhaba

Yaşadıkça birikti, yaşadıkça birikti, doldu, taştı. Ben de tüm bunları yazdım. Bu sefer de yazdıklarım birikti, doldu, taştı. Taştıkça paylaşmayı çare gördüm. Benim çarem okuyuculara dert olur mu bilmem ama yıllardır yazılanların hepsi burada. Biraz siyasi, biraz felsefi, biraz da insani. Bir hayli de Zeynep'ten.


Afiyet olsun








12 Şubat 2012 Pazar

Merhaba (24 haziran 2008)

Bu, yıllardır yazılanların üstüne kaleme alınmış bir ilk yazıdır, ilk yazı olmak zorundadır. Kimi şarkı söyler, kimi beste yapar, kimi çenesi kırılana kadar konuşur, kimi arkadaş kovalar ya da telefonda saatler harcar. Ben ne zaman mutluluktan uçsam, neşelensem ya da tersine ne zaman üzülsem, yıkılsam, dibe vursam bütün içimi yazıya dökerim. Bazılarını sonradan okurum, beğenirsem üstünden bir kere daha geçer düzeltirim, bazılarını ise siler giderim.

Bir konu sabitliğim yoktur, olmayacaktır da! Züppece şeyler de olur yazılarımda (incesinden alayımı geçerim), aşırı, çok uç noktalarda ayrıntıları da işlerim. Ama her ne şekilde olursa olsun bencil değildir, insanlar içindir, insanların fikrinde hareket, düşüncesinde ışık yakmaya yöneliktir. Kışkırtsam da okuyanı onlar yine kendi kararlarını kendileri verirler.

Yazar değilim, usta olmaya niyetim yok, derdim; bu toplumda yaşayan bir birey, bu dünyada yaşayan bir canlı olarak iç sesimin yansıması olan yazılarımla fark edilmek, doğru ya da yanlış kendi düşüncelerimden başkalarının haberdar olmasına olanak vermek, dileyene örnek olmak.

Ben kim miyim; Ben bir işsizim, çalışmayan, üretmeyen daha doğrusu bu süreçlere son vermiş bir mühendisim. Bir bordro kesilerek veya fatura karşılığında para kazanmayan biri olduğumdan işsiz olarak tanımlansam da kendimce bir işim var benim; huzurun, dürüstlüğün, mutluluğun, iyiliğin, onurun peşinden koşmayı kendime seçmiş, canlıları seven, belki bir romantik, belki bir idealist, belki bir çılgın ya da bohemim; ama insanım, ılımlı, tatminkar, hırslarından boğulmayan, kendi için değil önce başkaları için yaşamak gerektiğine inanan hiçbir canlıya zarar vermeyen, olması gerektiği cinsden bir insanım; bugüne dek başaramadığım zamanları, çizgiden çıktığım örneklerimi geçmişte bırakmış bundan sonrası için kesinlikle iki cümle önce tanımladığım gibi biriyim.

Zeynep Saglam


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder