Çok sık olmasa da hepimiz hayal kurarız, hepimizin gerçekleşmesini istediğimiz ya da dilediğimiz hayalleri vardır. Bunları beklemek, beklerken umut etmek bizi oyalar, oyalarken de mutlu kılar. Mutluluk için güzel bir ilaçtır hayal etmek (gerçi çikolatadan sonra ikinci sırada gelebilir). Olaya daha gerçekçi yaklaşanlar “kendini aldatmak” diye tanımlayabilir ama bilin ki gizli gizli hayal kurar onlar da, sorun hepsine; “yok”, “asla” deseler bile yalandır, vardır mutlaka gizli köşelerde bir hayalleri.
Peki hiç düşündünüz mü; aslında gerçekleşmesini için için istemediğimiz hayallerimiz de vardır, bunu aslında bilmeyiz ancak gerçekleştiğinde hiç de beklediğimiz, hayal ettiğimiz gibi olmadığını gördüğümüz hayallerimizden söz ediyorum. Ulaşılmazlığın verdiği zevk, keyif, merak ve mutluluk öylesine güçlüdür ve tatmin edicidir ki, herşey bir anda oluverdiği zaman derin bir boşluk, ne yapacağını bilmezlik, boşvermişlik egemen olur ruhumuza. Ben bunlara bizi mutlu eden hayallerimiz diyorum. Biz onları beklerken huzurlu ve mutluyuzdur, avunuruz, geciktiririz birçok şeyi yaşamımızda, nasılsa koyduk ya önümüze sanallığı, istediğimiz kadar büyüttük ya kafamızda, yan gelip yatmak varken niye gerçekleşmesi için uğraşalım ya da gerçekleştiğinde devamı için çaba sarf edelim ki?
Rahatsız oluruz onlardan, güzelliklerinden ve hayatımıza katacağı mükemmellikten, batar bize adeta, “niye oldu şimdi bu ya” der, şikayet eder, bir bit yeniği illaki ters bir detay arar, iyice sinir oluruz. İyi düşünün, iyice düşünün, gerçek olduğunu gözlemleyeceksiniz sözlerimin... ve kendinize itiraf edin!
O zaman ne yapalım, o kadar büyük hayaller kurmayalım, aşırı dozdan kurban olmayalım, hayallerimiz asla bencil olmasın, sadece kendimizi ilgilendiren şeyler üzerine kurgulamayalım hiçbir şeyi; onları paylaştıralım, paydaş bulalım, ortak koşalım en hayalinden, buna zorunlu kılarak kendimizi hayal etmek sorumluluğunu omuzlarımızda taşıyalım. Bu sorumluluğu unutmayalım hiç; yaygın, yayılabilir ve topluca güzellikleri beraberinde getirerek gerçekleşen en uç noktadaki bir hayal asla yukarılarda anlattığımız gibi sonuçlarla yüz yüze getirmez bizi. Yakaladık mı bırakmamak için bir sürü gibi koşabiliriz peşinden veya koşarken sürü gibi çoğalabiliriz, çoğaltabiliriz, hatta yardım alırız çevremizden ve gidebiliriz daha ötesine, birlikte, beraberce, tek başına değil çok başına olarak uçarız gökyüzüne, yıldızlara... çünkü hayaller yıldızlarda gizlidir, orada bekler bizi. Başımızı göğe kaldırıp da umutlarımıza çıplak gözle bakalım geceler boyu, çekip alalım aşağıya tümünü-insanlık boyu.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder