Merhaba

Yaşadıkça birikti, yaşadıkça birikti, doldu, taştı. Ben de tüm bunları yazdım. Bu sefer de yazdıklarım birikti, doldu, taştı. Taştıkça paylaşmayı çare gördüm. Benim çarem okuyuculara dert olur mu bilmem ama yıllardır yazılanların hepsi burada. Biraz siyasi, biraz felsefi, biraz da insani. Bir hayli de Zeynep'ten.


Afiyet olsun








13 Şubat 2012 Pazartesi

Düz Mantık. (15 ekim 2008)

Yine bir ekonomik buhran ile yüz yüzeyiz. Bu kez olayın tam bir çöküntü olduğu ve sadece Türkiye değil tüm dünyayı kasıp kavuracağı söyleniyor. Hatta buhran küresel olup dalgalar Türkiye’ye vuruyor. Bir panik, bir endişe, bir telaş. Ortalık toz duman.

Yaklaşık on gündür bu toz duman arasından gözlemlemeye çabalıyorum. Ne de olsa perçinli bir neslin elemanıyım. 1991 den beri her türlü ekonomik buhranı bir şekilde atlatmış, tecrübesi dağa vurmuş ama hala genç kuşağın temsilcisi olmayı sürdüren tam bir kaşarım. Bedenim bu depremlerin çizikleri ile dolu, kısacası ekonomik bunalımların façaları saç diplerimde imza gibi gururla duruyorlar.

Aslında tam da başbakanımızın dediği gibi ortada abartılacak fazla bir şey yok. Şimdi beni eleştirin, kızın ve hatta saçmaladığımı düşünün ama gerçekten sanıldığı gibi bir şey yok. Hatta başbakanımızın dediği gibi “kriz yok”, “kriz söylentisi var”. Evet aynen böyle, ben de bunu savunuyorum. Çünkü mantık ortada, gayet basit. Hadi bakalım şimdi:

Bir kere -  150.000 kişi işsiz kalacakmış. İyi de zaten resmi olarak 3 milyon (gayri resmi olarak 12,5 milyon) işsiz vardı. Şimdi 150.000 daha işsiz kalsa ne olacak ki? İşsizlik %5 artacak. Bu bize fazla dokunmaz, zira bizim nesil tam 18 yıldır kaç badire atlattı ve işsizlik bu minik yüzdeyle katlandı. Geçer geçer bu da  geçer. Elin Avrupalısı ya da Amerikalısı gibi sudan çıkmış balığa dönmeyiz biz. Başbakan haklı.

Bir kere - bankalar batacakmış. İyi de hangi bankalar. Vallahi yerli sermayenin olduğu topu topu dört ya da beş banka var, gerisi zaten bizim değil ki. Varsın batsın canıııııııııım. Bize ne onlardan, biz tam zamanında sattık paraları cebe indirdik, şimdi alan enayiler düşünsün. Gayet açık ve net. Başbakan çok haklı.

Bir kere - borsa tepetaklak olacakmış. En komiği de bu. Yahu borsanın %70’i yabancılarda zaten. Yerli yatırımcı yok ki borsada kağıt konuşturan. Beni ve birçok yurttaşı zinhar etkilemiyor, batarsa da ülkemin iliklerini yıllardır emen yabancılar batacak. Eh müstahaktır. Kapitalizmin en yılmaz savunucuları kendi pisliklerinde bir güzel boğuluyor. Başbakan doğru söylüyor; kriz falan yok, birşeycik olmaz.

Bir kere - yoksul daha yoksul olacak, aç kalacakmış. Sevsinler... Türkiye’de açlık sınırı 818YTL olarak açıklanmışken birçok memurun ve emeklinin aylık geliri 750YTL seviyesindeyken ve halk zaten açken kimin umurunda. Kim korkar bu tehditten. Yahu aç olan daha aç olabilir mi? Aç zaten açtır. Bakınız Lise-1 MANTIK dersi kitabı. Başbakan o kadar doğru söylüyor ki, adama kızmıyorum ve ilk kez hak veriyorum. Bu krizi bizden daha rahat atlatacak halk tanımıyorum.

Dibe vurmuş bir toplumuz o nedenle fazla zarar görmeyiz. İnsanlar, sahip olamadıklarını zaten kaybedemez ki. Olmayan birşeyin kaybı için de endişelenilmez ki! Boş ve gereksiz telaş ve paniklerle kendimizi üzmeyelim. Gerçekten biz refahımızdan hiçbirşey kaybetmeyeceğiz, Olmadığı için kaybolmayacak! Dikkat ediniz.

Zavallı zengin kuzeyliler, kapitalizmin oyuncağı olmuş madrabazlar, tüketim çılgını haline gelmiş aymazlar, yaşam standartlarını yüzlerce insanın hayatını emerek, ekmeğini bölerek yükseklere taşımış şımarıklar – düşünelim bakalım ne yapacaklar.  Varsın onlar acı çeksin birazcık. Bizi fazla etkilemez, alışığız jilet yarasına ama muhallebi çocukları hafif bir sıyrıktan yatak döşek olurlar. Olsun olsun, alışsınlar. Hatta Türkiye’de yaşayan yüzbinlerce üniversite mezunu işsize başvursunlar da biraz yaşam dersi alsınlar. Ayakta nasıl kalınır. 
Gayet basit – tamamen düz mantık.

Ekim 2008

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder